14 Ekim 2022 Cuma

İnsanlık Üzerine

Bilinçli şekilde isteyerek ve severek yapılan güzel davranışların/iyiliklerin insanlıkla veya insan olmayla değil, tam aksine bu tarz davranışların insanlıktan bir an olsun uzaklaşmak için yapıldığını düşünüyorum. Çünkü insan ve insanlık denen şey, kötü ve acınasıdır. Bilinçli yapılan güzel davranışların bedensel ve hormonsal değil, ruhsal getirisi olduğunu düşünüyorum. Kişiyi mıknatıs gibi kötülüğe çekerek karakterini ve ruhunu bozarak yozlaştırmaya çalışan böyle bir hayata karşı savaşıp kazanmak/kendin kalabilmek, başarının en yücesidir.


"İnsanlık ölmedi" tarzı yaftaların son bulması dileğiyle.

Davranış Üzerine

Doğruya ulaştıktan sonra ulaşamayanları hor görür, küçümser ve eleştirirsen hayat bu tavrından dolayı ulaştığın doğrudan seni alıkoyar ve cezalandırır. Üstelik doğruyu gözünün önüne koyup, onu gördüğün halde ona ulaşamamanı zevkle izler. Hayat, hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşmemeni ister.

Hayat dengesi = Davranış dengesi

Kaos Üzerine

Yaşam, acıdan doğar. Rahatlık, rahatsızlıktan gelir. Huzur, huzursuz olmaktan sonra gelir. Bitkiler bile kötü hava şartları ile oluşur, tohumlar dağılır ve filizlenir ardından yeni bir yaşam oluşur. Uzayda da böyledir, patlama sonrası yenilik doğar, kaos evrenin temel kuralıdır. Eğer olumlu şeylerin oluşması için önce olumsuz şeylerin sonuna gelinmesi gerekir. Huzurlu olmak için huzursuzluğun içinden geçip onu anlamak gerekir.

Mutluluk Üzerine

1) Somut mutluluk: Sağlıklı bir vücudun bilinciyle doyasıya sohbet edip, sevdiğin yemeğin, içeceğin ve her tür maddiyatın zevkini en derinden hissedebilmek. 

2) Soyut mutluluk: Moralin bozuk olsa bile sevdiğin veya eğlenceye çevirebildiğin bir işi yaparken o işin, senin haberin olmadan moralini düzeltebilmesi. Bu yüzden insan için en iyi tedavi, meşguliyettir. İşin esası, mutluluğun halihazırda bulunmadığını ve severek yapılan bir işin enerjisiyle oluşan bir yan ürün olduğunu fark etmektir.

Mutluluk bir yöndür, bir yer değil. Mutluluğun peşinde koşan bir insan mutluluğu bulamaz. Formülü yok arayarak bulunmuyor. Yani mutluluk dünya üzerinde olan bir şey değil, sen oluşturuyorsun. Pedal çevirmek gibi, çevirdiğin kadar dengede kalıyorsun. Mutluluk, yaptığın işle beraber gelen yan üründür. Beklenmedik anda geldiği için bizi mutlu ediyor. Kargonun yanında gönderilen küçük bir hediye misali. İlginç olan, bunu bilmemize rağmen hepimizin mutluluk peşinde koşuyor olması.


"Gerçek mutluluk yeterince ucuzdur, yine de onun sahtesini ne kadar pahalıya ödüyoruz."
- Hosea Ballou

"Mutluluk, kendi kendine yetenlerindir."
- Aristoteles

Ruh Üzerine

Ruhun cinsiyeti yoktur. Ruh dünyaya gelirken sırada hangi beden varsa o bedene girer. Ruh için beden cinsiyeti önemsizdir, önemli olan geliş amacıdır. Beden, ruhun kullandığı bir araçtır. Beden, atlayıp sıçrayan dengesiz bir at/boğa olarak düşünülebilir. Ruh ise binici, rodeo. Her ruhun görevi kendine özeldir. Görevini tamamlayabilmek için araç olarak kullandığı bedeni dengede tutmak zorundadır. 

Her bedenin kendine has avantajı ve dezavantajı vardır. Yaşamda bunlar: hormonlar, duygular, akıl, zekâ, fıtrat, vicdan vb. olarak sıralanabilir. Ruh bedeni, beden ise ruhu kontrol etmeye çalışır. Beden kontrolü alırsa ruhu bastırarak kendini yüceltir ve etrafındakileri ötekileştirip kadın-erkek ayrımı yaparak hormon ve duygularıyla hareket eder. Ruh kontrolü alırsa bedeni bastırarak cinsiyeti bölücü bir güç olarak kullanmayıp etrafındakileri kendi gibi görür, böylece iradeyle görevine odaklanır.

Gerçeğe Ulaşım Üzerine

  "Yaşadım" demek için ne yapmalı? Sonsuza dek cevabı eksik kalacak bir soru. Peki soruyu soran kim? Arayan... Arayan kim? Yeraltı...